Yükleniyor...
Hind'e Giden Gölge II
Yazar

Hamza Erol


Durum
Tamamlandı
Tüm Romanlara Dön

Hind'e Giden Gölge II

Payitaht'ın Sırrı

Önsöz

Bir yolculuk bittiğinde, geriye dönen kişi asla yola çıkanla aynı adam değildir. Hele ki o yol, Horasan'ın kavurucu çöllerinden, ihanetin ve sadakatin ince bir çizgide sınandığı serhat boylarından geçiyorsa...

İlk kitapta İran üzerinden Hind'e uzanan o zorlu coğrafyada hayatta kalmayı başaranlar, payitahta döndüklerinde savaşın bittiğini sanabilirlerdi. Oysa asıl savaş, cephelerde silah sesleriyle değil; Babıâli'nin loş koridorlarında, elçilik salonlarında ve Balat'taki çürük bir sabunhanenin gölgelerinde, fısıltılarla veriliyordu.

Elindeki silahı bırakıp gölgelere karışanların, devlet yaşasın diye kendi isminden ve varlığından vazgeçenlerin hikâyesidir bu. 1914’ün o sisli İstanbul'unda, herkesin birbirine dost görünüp düşmanlık güttüğü o büyük satranç tahtasında, taşların değil, tahtanın ta kendisini ayakta tutmaya çalışan görünmez kahramanların dünyasına hoş geldiniz. Mehmed Sâbit Celâl’in Horasan’dan getirdiği ateş, şimdi payitahtın en karanlık sırlarını aydınlatmak üzere...

Arka Kapak Yazısı

Resmen ölü ilan edilmiş bir adam.
İmparatorluğun kalbinde, görünmez bir savaş.

Kurmay Binbaşı Mehmed Sâbit Celâl, Horasan’daki o tekinsiz görevden İstanbul’a döndüğünde bir gerçeği fark eder: O artık ne eski rütbesine ne de eski hayatına aittir. Harbiye Nezareti’nin koridorlarında kendi resmî ölümünü ilan ettirerek gölgelere karışır. Ancak bu "yok oluş", onu çok daha eski ve karanlık bir hakikatin tam merkezine çekecektir.

Sisli Sirkeci rıhtımlarından eski tekkelere, Münire Hanım’ın gizemli evinden yeraltı geçitlerine uzanan bu yeni savaşta Sâbit ve sadık yoldaşları; sadece İngiliz ve Rus casuslarının değil, müttefik görünen Alman aklının da peşinde olduğu kadim "Emanet Hattı"nı korumak zorundadır.

Kimliğini yok etmek pahasına devleti yaşatmaya yeminli birkaç isimsiz kahramanın, ihanetle sadakatin birbirine karıştığı o puslu payitaht günlerinde verdiği bu amansız istihbarat savaşına tanık olacaksınız.

Hind'e Giden Gölge II: Payitaht'ın Sırrı, görünen tarihin altındaki o büyük ve sessiz fırtınanın romanı...

Mehmed Sâbit Celâl Bey
Mehmed Sâbit Celâl Bey
Ana Karakter / Ölü ilan edilmiş kurmay / Gölge lider

Mizaç: Artık yalnız itaat eden değil, gerektiğinde devletin kendi kayıtlarına karşı yürüyen soğuk bir karar adamıdır.

Nâzım Refik
Nâzım Refik
Ana Karakter / Doktor / İstihbaratçıya dönüşen vicdan

Mizaç: Hekimlik ahlakını korumaya çalışır ama savaş onu yaradan bilgi çıkaran bir gölge adama yaklaştırır.

Kâzım Bars Han
Kâzım Bars Han
Ana Karakter / Sokak aklı / Karşı-istihbarat / Bedensel bedel

Mizaç: Alaycı, vahşi, pratik ve sadakati sözle değil bedenini ortaya koyarak gösteren bir mizaca sahiptir.

Feridun Vefa
Feridun Vefa
Ana Karakter / İç Kapı rehberi / Hafıza okuyucusu

Mizaç: Az konuşan, sabırlı, ürkütücü derecede sakin ve işaretleri acele hükme bağlamayan bir yapıdadır.

Münire Hanım
Münire Hanım
Ana Karakter / İç Kapı’nın İstanbul’daki düğümü / Sâbit’in mahrem yarası

Mizaç: Sakin, ölçülü, korkusunu göstermeyen ve erkeklerin anlayacağı yerden konuşmak zorunda hissetmeyen bir mizaca sahiptir.

Bîbî Zühre
Bîbî Zühre
Ana Hat / Kadın hafızası / Mahrem emanet damarı

Mizaç: Sabırlı, görünmez ve doğrudan güç yerine sızan hafıza gibi çalışan bir hat olarak düşünülmelidir.

Gölge Paşa
Gölge Paşa
Ana Antagonist / Devlet içindeki karanlık akıl

Mizaç: Soğuk, hesapçı, kendini ülkenin gerçek cerrahı sanan ve insanı cetvel satırı gibi görebilen bir mizaca sahiptir.

Rauf / Simon
Rauf / Simon
Ana Antagonist / İngiliz gölge memuru / Pera örümceği

Mizaç: Alaycı, sabırlı, insanları korku ve fayda üzerinden kullanan bir mizaca sahiptir.

Von Altenburg
Von Altenburg
Ana Antagonist / Alman istihbarat aklı / Yarım Mühür avcısı

Mizaç: Sabırlı ama kibirli; Osmanlı hafızasını teknik bir şifre gibi çözebileceğini sanır.